Metrobüsteki çocuk
Merhaba. Bu benim ilk hikayem, gerçekten başımdan geçmiş bir olayı yazıyorum. 1.62 boyunda 47 kiloda kumral bir bayanım. Bir gün zannedersem aralık ayıydı. O gün dersim akşam 6da bitmişti. Bende her zamanki gibi toparlanıp çıkmıştım okuldan. Metrobüse bindim. İş çıkış saati olduğundan metrobüs konserve gibi. Neyse tutundum bir yere gidiyoruz. Şansıma arkamda bir eleman var esmer bişey pencereden yansıyan görüntüsüne göre. Ben metrobüsün kapıdan girince sol penceresine doğru dönüğüm. Arkamdaki elemanda öbür tarafa dönük.Bir elinde bir torba var diğer eliylede düşmemek için tutunuyor. Torba olan eli tabikiki serbest aşağı doğru ve benim arkama değiyor. Bende fırsat bu fırsat deyip eline sürünmeye başladım. İlk önce hafiften sürünüyordum sanki kasıtlı yapmıyormuş gibi ama sonra bir baktım karşılık veriyor. Farkıma vardı diye sevindim. İlk durağa kadar öylece sessiz iletişim kurduk hatta oturma yerleri boşaldı ama bizim pozisyon sabit. Ve malesef metrobüsün ilk kapısına yakın olduğumuzdan dolayı ilk durakta inecek olan insanlar bizim ne yaptığımızı görüyor fakat bişey demiyorlar tabi. Metrobüsten indim otobüse doğru yürüyorken arkamdan biri dürttü. Bir baktım o çocuk. Çirkin değil, yakışıklıda değil orta karar ama sevimli bişey. İsmin ne dedi bende söyledim. Seninki ne dedim Tolga dedi. Kaç yaşındasın dedi 18 dedim. Onunkini sordum 27 dedi. Nereye gidiyorsun dedi bende söyledim. Sonra gel beraber gidelim dedi bende kabul ettim. Bindik otobüse gene tıklım tıklım. Bu sefer arkalarda bir yere geçtik gene ayaktayız. Beni önüne aldı kollarını belime doladı. Bende düşmeyelim diye bir elimle tutunuyorum. O da bana tutunuyor. Birazcık sessizce yolculuk ettikten sonra konuşmaya başladık. Ondan sonra boşta olan elimi onun bacakarasına koydum. Sıcacıktı, fermuarını açmadan hafifçe okşamaya başladım. Henüz tutmaya hazır değildim çünkü. O da benim arka tarafta elleriyle kuyu kazıyor sanki bir ileri bir geri okşuyor ben zevkten dört köşe olmuştum o anlarda. Sonra beni yanağımdan öptü oradan dudaklarıma kaydı. Bende karşılık veriyordum. Öyle öyle ineceğim yere geldim. Birlikte indik. Kolunu omzuma doladı. Bende kolumu onun beline doladım. Bizi gören sevgili sanırdı. Köprüden yukarı çıkıp kaldırımdan ağaçlara doğru yürüdük. Sonra bir anda durdu ve beni ağaçların altına indirdi. Çimler biraz ıslaktı. Zannedersem fıskiyeden veya havadan. Neyse oturduk. Yıldızlar ne güzel dimi dedi bende evet dedim. Bakışlarımı yıldızlardan ona çevirdiğim an onunda bana bakmakta olduğunu gördüm. İster istemez gözlerim dudaklarına kaydı. O da aynı şeyi düşünüyor olacakki benimkilere doğru uzandı. Öpüşmeye başlamamızla üzerime doğru uzanması aynı anda oldu. Kendimi birden çimlerde yatar, Tolga'yı da üzerimde buldum. Önümüzde balkonlar var, arkamızda biraz yukarıda insanların geçtiği kaldırım var. Allahtan hava karanlık ama genede görülme ihtimalimizin olduğunu biliyordum. Tolga dudaklarımı sakince emiyordu bende ona ayak uydurmaya çalışıyordum. Ama görülme ihtimalimiz yüzünden öpüşmeyi kısa kestim. Doğruldum hemen yeter bu kadar dedim. O da peki dedi. Zaten çok fazla öpüşmemiştik ben kendimi çimlerde yatar bulduktan 2-3 saniye sonra doğrulmuştum. İleri gider diye korktum. Burası halka açık bir yer. Her ne kadar ağacın altıda olsa risk almaya değmezdi. Sonra seninki iki eliyle pantolonunun düğmesine uzandı. Düğmeyi açtı, fermuarını indirdi, elini kilodunun içine sokup organını çıkardı ve 31 çekmeye başladı. Eliyle iki-üç git gel yaptıktan sonra bana dokunmak ister misin, diye sordu. İlk önce tedirgin oldum ama sonra sağ elimi uzatıp organı tuttum. Bu sefer ben yavaşça ona 31 çektirmeye başladım. Penisin dokusu farklı bir doku, yumuşak. Organın kuru olmasına sevindim elime meni bulaşmasını istemiyordum. Dokunmak hoşuma gitmişti. 10 saniye kadar sonra elimi çektim ve o eline alarak boşalmaya başladı. Sanki çimlerin üzerine taksit taksit işiyordu. Menilerin rengi beyazdı. Tekrar sordu dokunmak ister misin diye ben hayır dedim. Meniden iğrendim. Artık gitmem lazım dedim. O da penisini içeri sokup fermuarını çekip tamam dedi. Çimlerden kaldırıma doğru çıktık ve düz yürümeye devam ettik. Gene sevgili pozisyonunu aldık ama bu sefer diğer eliyle boştaki elimide tutuyordu. Öylece sessizce yürüdük. Sonra onu evimin önüne kadar getiremeyeceğim için sevgili modundan çözülüp onun elini tutum ve evime kadar gelmeni istemiyorum ben buradan sonra devam ederim, bugün için teşekkür ederim iyi vakit geçirdim dedim. O da asıl ben teşekkür ederim, bu arada numaran varmı ararım seni dedi. İlk başta vermek istemedim çünkü bu anlık bişeydi ve bir daha onunla görüşeceğimi sanmıyordum ama genede verdim telefonumu. O da bana verdi. Son kez öpüştükten sonra iyi geceler deyip ayrıldık. Eve az bişey kalmıştı o arada Tolga'ya mesaj çekip msn adresini istedim. Eve varınca msne ekledim. Msnden konuşmak daha kolay olurdu böylece. Tolga ile tanışmamız böyle oldu. Birkaç ay kadar msnde yazıştık. Sonra gene dersimin sabahtan olduğu bir güne sözleştik. Bizim eve 10 dakika olan bir alışveriş merkezi var orada beni bekleyecekti. Erken kalkıp ona gelebileceğime dair söz verdim. Tabi o akşam uyuyamadım pek heyecandan titryordum. Gerçi onu öle çok beğenmemiştim ama hayatımda o aralar kimse olmadığından bu küçük heyecan hoşuma gitmişti. Neyse sabah oldu hazırlanıp kahvaltı ettikten sonra çantamı alıp evden çıktım. Otobüse bindim. Sabah trafiği malum. E5 tıkalı gene. 10 dakika oldu 20 dakika. Sinir oldum. Durağa geldim. Tolga oradaydı. Otobüsten indim. Selamlaştık. Keşke inmeseydin dedi bende olsun dedim. Benim okulun oradan geçen başka bir otobüse bindik. İkimizin parasını o ödedi. Malesef otobüs dolu olduğu için otrakapıdan olmayan yere çıkıp kaldık orada. Ben kapıya tutundum o da bana. Gene ilk buluşmamızdaki gibi birbirimizi okşuyorduk ama bu sefer daha farklı; boşta olan elimle onun organını pantolonundan çıkarıp elimle oynuyordum. Kimse görmüyordu tabiki hem otobüs sıkışık, hem de penis tam arkamda. Bir-bir buçuk saat yolda geçti. Normalde 1 saatte okulda oluyordum ama trafik yüzünden bazen 1,5 saati buluyordu. İnmemize yakın onun pantolonunu toparladım penisi soktum içeri. İndik. Okuluma kadar eşlik etti sonra öpüşüp ayrıldık. O işe, ben derse. O günün akşamı beni gene çağırdı ama ben gitmedim. Bir dahada görüşmedik.
